May 312014
 

dunya cocukBazı ülkelerde Ekim ayının ilk pazartesi günü, bazı ülkelerde ise 1 Haziran tarihinde kutlanan Dünya Çocuk Günü’nün de çeşitli yayınlar aracılığı ile çocuklarımızın önemi anlatılarak, çocukların bakım ve korunmasının gerekliliği üzerinde durulur.

Her ulus, bir anne kadar, çocukların iyi yetiştirilmesi konusunda sorumludur. Çocukların bakım ve korunması bir sorun olmamalıdır. Çocuklarımız bizlerin, bir ülkenin geleceği ise öncelikli çabalar çocukların huzurlu ve sağlıklı bir ortamda yetişmelerine olanak sağlamak olmalıdır.

Ülkemizde de gerek SOS Çocuk Köyü, gerekse oluşturulan Çocuk Hakları Platformu ile korumaya muhtaç çocuklarımıza kucak açılmıştır.

Dünya Çocuk Günü Tarihçesi

Çocuklara yönelik, uluslararası alanda ilk çalışmalar 1923 yılında başladı. İsviçre’nin Cenevre kentinde toplanan kırk ülkenin delegeleri “Uluslar arası Çocukları Koruma Birliği” adıyla bir birlik kurarak benimsenen ilkeleri, “Cenevre Bildirisi” adıyla yayınladı.  1946 yılında tekrar bir araya gelinerek çocuk hakları ilkeleri genişletildi. Birleşmiş Milletler Örgütü’ nün kurulmasını izleyen yılda, bu birlik UNICEF’ e dönüştürüldü. UNICEF, “Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu”nun kısaltılmış adıdır. Birleşmiş Milletler Örgütü 1954 yılında oybirliği ile Ekim ayının ilk pazartesi gününü Dünya Çocuk Günü olarak kabul etti. Dünya Çocuk Günü, Birleşmiş Milletler Örgütü’ ne üye bütün ülkelerde aynı günde kutlanır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1959 yılında ise çocuk hakları bildirisini yayınladı. Bildirge esas olarak yoksulluk, çocuk işçiliği, eğitim gibi dünya çocuklarının refahını ilgilendiren konulara odaklaşmaktadır. Konferanstan sonra pek çok ülke “Çocuk Esirgeme Kurumları” kurulmuştur.

Çocuk Hakları Bildirgesi

İlk olarak 1959’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından yayınlanan Çocuk Hakları Bildirgesi, 1989 yılında benimsenmiş ve 1990 yılında yürürlüğe girmiştir.

Bildirgede çocukların korunması amaçlanmıştır. Ayrıca taraf devletlerin kesinlikle sözleşme maddelerine uymaları gerektiği de hükme bağlanmıştır.

* Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1959 yılında çocuk hakları bildirisi yayınladı. Bu bildirideki en önemli ifadeler şöyledir:

* Hiç bir çocuk ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal inanç nedeniyle ayrı tutulamaz.

* Her çocuk korunacak ve özel bakım görecektir.

* Her çocuk doğduğu andan başlayarak isme ve yurttaşlığa hak kazanmalıdır.

* Her çocuk, sosyal güvenlikten yararlanmalıdır. Sağlıklı büyüyüp gelişmesi için gereken her çaba gösterilmelidir.

* Sakat çocuklar için özel bakım ve eğitim uygulanmalıdır.

* Hiç bir çocuktan sevgi esirgenmemelidir. Ailesi olmayan ve yoksul çocuklara özel ilgi gösterilmelidir.

* İlköğretim parasız ve zorunlu olarak çocuğa sağlanmalıdır. Çocuk; bir tür eğitim olan oyun oynamak ve dinlenmek olanaklarına sahip olmalıdır.

* Sosyal yardım ve korunma denildiğinde, ilk akla gelen çocuk olmalıdır.

* Çocuk her tür kötülük ve sömürüden korunmalıdır.

* Çocuk ırk, din ve insanlar arasındaki ayrılık yaratan baskılardan titizlikle korunmalıdır.

Türk Çocuk Hakları Bildirisi

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi’nin ışığı altında Türk Çocuk Hakları Bildirisi hazırlandı. Bu bildiri 28 Haziran 1963 günü UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 7. Genel Kurulunda kabul edildi.

1- İyi bakım, iyi yetiştirilme ve çocuğa uygun bir eğitim, her yerde ilgi, sevgi ve yardım görme her Türk çocuğunun hakkıdır. Resmi, özel her kurum, her yurttaş bu çocuk hakkını tanımak, eldeki olanaklarla onu gerçekleştirmek yükümlülüğündedir. Sıkıntı içinde bulunan çocuğun kurtarılmasına öncelik verilir.

2- 16 yaşından önce hiç bir çocuk resmi öğrenimden alıkonularak özel işlerde çalıştırılamaz. Hiç bir şekilde sömürülemez.

3- Her ana baba çocuğuna bakmak, onu bilgili, becerili ve en iyi şekilde yetiştirmekle yükümlüdür. Orta dereceli öğrenime devam etmeyen, edemeyenlerin gerekli bilgi ve becerileri kazanmaları için devlet kurslar açar. Ana babanın yeterli olmadığı durumlarda bu görev çocuğun birinci derece yakın akrabalarına ve devlete düşer.

4- İlk öğrenimden sonra orta dereceli okullara devam etmeyenler, edemeyenler için teknik, tarımsal bilgi ve beceri kazandıran kurslar açılması ve bu kurlardan çocukların yararlanması için Milli Eğitim Bakanlığı, Belediye Başkanlığı ve muhtarlar işbirliği yapmakla yükümlüdür.

5- Sakat ve uyumsuz çocukların iyileştirilmeleri, yaşama zorluğu çeken çocukların kurtarılmaları, durumlarına uygun bir meslek için kendi yaşamlarını kazanacak derecede başarılı ve güçlü yetiştirilmeleri ana baba ile birlikte devletin ve bu amaçla kurulmuş örgütlerin ödevidir.

6- Çocuğun korunması ile ilgili yasalar öncelikle hazırlanıp çıkarılmalı, geciktirilmeden uygulanmalıdır.

Close