Çocuğum Yemek Yemiyor

cocugum yemek yemiyor kitap kapagiHer anne çocuğunun bebekliğinden itibaren iyi beslenmesi için çaba gösterir. Taze sebzeler ve etler alınır, özenle hazırlanır ve çocuğun önüne yemesi için sunulur…Fakat herzaman beklentimiz karşılanmaz ve çocuk yemek yemeyi ret eder. Çocuğum şimdi aç (gerçekten aç mı?) yemeğini bitirecek (veya bitirmeli önyargısı) beklentisinin karşılanmamasından dolayı oluşan duygu durumu ile anne çeşitli yöntemlere başvurur. Yalvarmalar, oyunlar, kıyaslamalar. biz anneler çocuğumuzun iyiliğini ve sağlığını düşünerekten yaptığımız ‘Hadi anneciğim ye…yemezsen büyüyemezsin gibi cümleler ile aslında önüne konan yemeği  yemesi (bitirmesi!)  için  çocuğa farkında olmadan zorlama ve baskı uyguluyoruz.  Bu durumda birkaç sonuca ulaşmamız mümkün. Sonuç olarak bazen anne çocuğa yemek yedirtmeyi (ağzına kaşık kaşık vererek ve genelde peşinde koşturarak) başarıyor fakat hem anne perişan oluyor hem de çok zaman harcanıyor. Veya anne ile çocuk arasında olumsuz davranışlar sergileniyor (anne çocuğun yemek yemesi için ağzını burnunu sıkıyor, her iki tarafta da hırçın davranışlar sergilenebiliyor) bu da anne-çocuk arasında olumsuz bir ilişkinin oluşmasına sebep vererek durumun daha da kötüye gitmesine sebep oluyor.

Nerde yanlış yaptım diye düşünüyorsanız, sizi yönlendirebilecek güzel bir kitap önerimiz var.

Çocuğum Yemek Yemiyor – Carlos Gonzales

Çocuğunuzun bebeklikten döneminden ilk çocukluk dönemine kadar uzanan süreçte çocuğa yemek yedirmeyi sevdirmenin yöntemleri anlatılıyor kitapta. Aslında bir çoğumuzun bilipte uygulayamadığı basit yöntemler. Her zorlandığımızda okumanızı tavsiye ediyoruz.

Kitap’ta öne çıkanları özetleyecek olursak:

1.    İlk kural zorlamamak

Çocuğunuzu yemek yemeye zorlamayın. Onu hiçbir koşulda, hiçbir nedenle, hiçbir şekilde, hiçbir zaman zorlamayın.

Yazar, “Onu zorlamayın” derken kaşıkla “uçak” yapmayın, şarkılar veya televizyonla oyalamayın, hepsini bitirmesi için vaatlerde bulunmayın, tehdit etmeyin, yalvarıp yakarmayın, çocuğunuz olmasından yararlanmayın, araya büyükannesini sokmayın, kardeşleriyle kıyaslamayın, “iyi” ve “kötü” çocuklardan bahsetmeyin, önündekini yediği takdirde tatlı yeme şartı koşmayın demek istiyor. 2 kasık mı yedi, 3. kaşığı reddettigi anda, bırakın. Çocuk zaten kendine yetecek besini almıştır.

Çocuğun yemeğini yememe sebebi, hiçbir zaman sizi sevmemesi, inatlaşması değildir. Kendinizi boş yere üzmeyin. Eğer bir sağlık sorunu yoksa, çocuklarınızı yemeleri icin zorlamayın. “Çocuğunuza önce üç tane makarna verin” diyor Gonzales. Üç KAŞIK değil. Üç TANE. Onu bitirsin, sonra verin. Kitapta vurgulanan çocuğu yemeye zorlamama fikri, çocuğumuza duyduğumuz sevgi ve saygının bir göstergesi olarak belirtilmektedir.

2.    Büyümek için yemek yemelisin

Yazar beslenme konusunda en büyük efsanelerden biri “Büyümek için yemek yemelisin”dir diyor. İşin aslı yemek yediğimiz için büyümüyoruz, yemek yiyoruz çünkü büyüyoruz. 1 – 6 yaş arasında olan ve yavaş büyüyen bir çocuk, 6 aylık veya 12 yaşında ve daha hızlı bir büyüme döneminde olan bir çocuğa oranla daha az yemek yer. Çocuklar aşağı yukarı 1. yaşlarını doldurduklarında ‘yemeyi bırakırlar’. Bazıları 9. Aydan itibaren yemezler, bazıları da 1.5 veya 2 yaşına kadar “dayanırlar”. Peki çocuklar ne kadar zaman yemek yememeye devam ederler?  Kitap pek çok çocuğun 5-6 yaş civarlarında boyutlarının artmasıyla beraber öncekinden daha çok yemek yemeye başlayacağını belirtmekte. Kitapta kilo grafiği hakkında da güzel açıklamalar yer almakta.

3.    Çocuğunuz neye ihtiyacı olduğunu bilir

Dünyadaki tüm hayvanlar ihtiyaç duyduklarını yerler. Çayırlık bir alanda dolaşırken kimse onlara ne yemeleri gerektiğini söylemez. Bebeğin yemek seçme sebebi de, ihtiyaci olandan içgüdüsel olarak haberdar olup, buna göre ihtiyaç olanı almaya eğilimli olmasıdır. Bir yaşındaki hemen hemen tüm bebekler, yemek yemeyi keser, cocuk kısmının hakkıyla yemek yemeye başladıgı zaman, 5-6 yaşlarında başlar, ondan öncesi, eğer çocuğunuz hasta değilse, bir sorun haline getirilmemelidir.cocuk_yemek_yemiyor

4.    Yemeyen bir çocuk “yemeyen bir çocuk”tan farklıdır

 Yazar Carlos Gonzalez, annelerin “çocuğum yemek yemiyor” kaygılarına şöyle değiniyor: Yemeyen bir çocuk “yemeyen bir çocuk”tan şu şekilde ayrılır: Birincisi kilo kaybederken ikincisi kaybetmez. Çocuğunuzu hiçbir zaman yemeye zorlamayın. Sağlıklıysa zaten ihtiyaç duyduğu kadarını yemiştir.

“Acaba çocuğum dikkat çekmek için mi yemek yemiyor” diye düşünen annelerin bu yaklaşımına da şöyle yanıt vermiş:Yemek yemeyi reddeden çocukların çoğu bunu yalnızca daha fazla yemeye ihtiyaç duymadıkları için yapar. Dikkat çekmek istedikleri tek nokta “Hey, benim yemeğim bitti!”dir.

5.    Kendi kendine yemek yemiyor

Kendi kendine yemek yemeyen çocuklardan da şöyle bahsediyor: Bir çocuğu tek başına yemek yememeye alıştırmak kötü bir şey değildir; bunu istediğiniz ve uygun olduğunuz her an yıllarca yapabilirsiniz. Kötü olan, tek başına yemek istediğinde buna izin vermemek ve artık alıştığı zaman da kızmaktır.

6.    Denemeye ne dersiniz?

Çocuğunuz yemek yemiyor. Herşeyi denediniz ama durum değişmedi. Çocuğunuz en azından 5 yaşına gelene kadar bu durum değişmeyecek. Bu yüzden siz değişmelisiniz diyor Gonzalez.

Siz çocuğunuza “Düşündüm ve bundan sonra aç olmadığında ya da önüne konan yemek mideni bulandırdığında seni yemeye zorlamamaya karar verdim diyebilirsiniz. Ve siz (her ne kadar zor olsa da) sözünüzü tutabilirsiniz. Çocuğa daha çok yemesi için bir yöntem önerilmemekte veya çocuk açlığa mahkum edilmemekte. Sadece çocuk yemeğini yemesi için zorlanmayacaktır.

Çocuğunuz öncekinin aynısını hatta daha azını yiyecektir. Burada söz konusu olan iki saat boyunca ağlayarak kavga ederek kusarak değil memnun ve mutlu bir şekilde mantıklı bir zaman dilimi içinde yemesini sağlamaktır. Çocuğunuzun sağlık durumunu tartı aleti ile kontrol edebileceğimizi ve çocuk bir kilo verse bile (bir kilo vermemesi beklenmektedir) ortada bir sorun olmayacağını söylüyor yazarımız.

Her dönemle ilgili ayrı tavsiyeler var kitapta. Emzirme konusunda da önemli vurgular yapıyor. Örneğin, “sütümün artması için ne yapabilirim?” sorusunu şöyle yanıtlıyor:

Neden daha fazla sütünüz olsun istiyorsunuz ki? Dükkan açmayı falan mı düşünüyorsunuz?

Ve sonrasında emziren anneleri en çok kaygılandıran bu sorunun temeline inip “kötü süt”ün annelerin suçu olmadığını, süt miktarının anneye değil, çocuğa bağlı olduğunu anlatıyor.

Sütün yetmemesi sebebiyle biberonla mama vermesi teklif edilen anneleri ise şöyle savunuyor yazar:

Çocuğunu biberonla besleyen bir anneye asla “Bu süt artık beslemiyor, artık ona ya anne sütü ya da anne sütüyle hazırlanmış mama vermelisin” demezler. Bir anne çocuğunu biberonla beslemeye karar verdiğinde bunun yıllarca süreceği varsayılır. Emziren annenin de aynı saygıyı görmeye hakkı vardır.

Anne sütü, biberon ve mama ile beslenme hakkında doğru ve yanlışlar yine çok güzel ifade edilmiş.

Kitap aşağıdaki sorulara da ışık tutyor:

Yemek saati dışında atıştırmak kötü müdür?

Bir çocuk kaç saatini yemek yemeden geçirebilir?

Neden evde yemiyor da okulda yiyor ?

Onun istediğinin olmasına izin mi vermeliyiz

Benim çocuğum neden komşunun çocuğundan daha az yemek yiyor?

Kaç yaşına kadar onu ben beslemeliyim?

Bilinçli anne modeli çerçevesinde ister hamilelik ister çocukluk döneminde bu kitapla tanışmış olun bu kitabı kesinlikle tavsiye ediyoruz. Sadece anneler değil, babalar, çocuk bakımında ilgili olan herkes okumalı ve uygulamalı. Çocuklarınızla keyifli yemek saati geçirmek bizlerin elinde…Okuyup, denemekte fayda var…

aktiviteparki.com

 

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Close