Oca 222017
 
Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Başkanı

Prof. Dr. Rüveyde Bundak

Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rüveyde Bundak, En Hızlı Büyümenin Anne Karnındaki Dönemde Gerçekleştiğini Belirterek, Diğer Canlılara Kıyasla Çocukluk Çağının Daha Uzun Sürdüğü İnsanın, Büyüme, Gelişme ve Değişme Süreci Hakkında Bilgiler Verdi.  Çocuğu Erişkinden Ayıran En Önemli Özelliğin Sürekli Büyüme, Gelişme ve Değişme Süreci Göstermesi Olduğunu İfade Eden Prof. Dr. Rüveyde Bundak, Çocukluk Çağının Döllenme ile Başlayıp, Ergenliğin Sonuna Kadar Sürdüğünü, Diğer Canlılara Kıyasla İnsanda Çocukluk Çağının Çok Daha Uzun Olduğunu, Büyüme Sürecinin, Çocukluk Çağının Süreklilik Gösteren En Önemli Özelliği, Boy Büyümesinin ise Büyümenin En İyi Göstergesi Olduğunu Belirtti.

Çocukluk Dönemleri ve Büyümeyi Etkileyen Faktörler Nelerdir?

En hızlı büyüme dönemi, doğum öncesi yani anne karnındaki dönemdir.  Doğum öncesi büyüme ve gelişmeyi etkileyen faktörler arasında genetik faktörlerin yanısıra hormonlar, dokuya özgü büyüme faktörleri, beslenme, anneye ait faktörler yer alır.  Çocuğun döllenme anında edindiği genetik yapı, büyüme gelişme potansiyelini belirler.  Annenin sigara ve alkol kullanması, viral infeksiyon geçirmesi, radyasyon alması, ilaç kullanması, rahim yapısının bozuk olması gibi faktörler büyüme gelişmeyi bozar.  Yenidoğan bebeğin boyu genelde 50 cm tartısı ise 3 kg civarında olmalıdır.  İki buçuk kilonun altında doğan bebeklerin yakın takip edilmesi gerekir.  Doğumdan sonraki büyüme süreci üç aşamada: Süt çocukluğu, çocukluk ve ergenlik dönemleri olarak incelenebilir.

Süt Çocukluğu Dönemi:  Anne karnındaki dönem gibi hızlı büyüme sürecinin devamıdır ve beslenme en etkili faktördür.  Çocuklar doğumdan sonra ilk 6 ayda ortalama 16 cm, 6. ay 1 yaş arası ortalama 8 cm uzarlar.  Eğer bir çocuğun bu dönemde beslenmesi yetersiz ise ve yeterli derecede büyüyemezse, çocukluk dönemi büyüme eğrisine alt uçtan başlar ve ondan sonra normal bir büyüme hızı gösterse bile erişkin boyu kısa kalır.  Dolayısıyla ilk 12 – 18 aydaki beslenme, erişkin boyu olumlu veya olumsuz geri dönüşümsüz olarak etkileyen bir faktördür.

Çocukluk Dönemi:  Bu dönemde daha çok büyüme hormonunun ve onun uyardığı büyüme faktörlerinin etkisinde olan büyüme, 2 yaş civarında başlar ve ergenlik başlayana kadar devam eder.  2 – 3 yaş arası bir yılda, 10-12 cm uzayan çocuklarda büyüme hızı yavaş yavaş düşer ve 4 yaşından ergenliğe kadar çocukluk dönemi boyunca nispeten sabit olan büyüme hızı ( ~ 5 cm/yıl) ergenlikle birlikte hızlanır.

Ergenlik:  Büyümeyi etkileyen başlıca faktörler büyüme hormonu ve cinsiyet hormonlarıdır (kızlarda östrojen, erkeklerde testesteron).  Ergenliğe kadar kız ve erkekler erişkin boylarının %80’ine ulaşmıştır.  Ergenliğin en önemli özelliklerinden biri büyüme hızlanmasıdır.  Ergenliğin sonunda her iki cins boyunun % 99’u tamamlamıştır.  Kızlar ergenlik boyunca 15 – 20 cm, erkekler 25-28 cm uzar ve kızlarda ~16, erkeklerde ~18 yaş civarı hızlanan kemik olgunlaşması ve büyüme kıkırdaklarının kapanması ile büyüme durur.  Ergenliğin başlama yaşı olduğu gibi, temposu da ulaşılacak erişkin boyu belirler. 

Büyüme için Tiroid hormonları her aşamada gereklidir.  Büyümeyi etkileyen bir diğer önemli faktör kalıtımdır.  Uzun boylu anne-babanın çocukları uzun, kısa boylu anne-babanın çocukları kısa olurlar. Bir çocuk genetik potansiyeline uyan eğriye ancak 2 yaşından sonra girer ve o çizgide devam eder.  

Psikososyal faktörler gerek besin alımını azaltması, gerekse büyüme hormonu gibi hormonları baskılaması nedeniyle büyümeyi etkiler.

Beslenme her dönemde büyümeyi etkilemekle beraber özellikle hızlı büyümenin görüldüğü süt çocukluğu ve ergenlikte etkisi en fazladır.

Ayrıca böbrek yetmezliği, kalp hastalığı, iyi kontrol sağlanmamış diyabet gibi uzun süreli hastalıklar, kortizon kullanımı gibi ilaçlar büyümeyi duraklatır ve bozar.

Büyümenin Değerlendirilmesi ve İzlenmesi

Birçok  hastalık büyüme sürecini duraklatır ve büyümeyi bozar.  Bu nedenle her doğan çocuğun belli aralıklarla büyümesinin izlenmesi gereklidir.  Büyümenin izlenmesi, doğumdan başlayarak çocukluk çağı boyunca büyümenin belirli aralıklarla değerlendirilmesi olarak  tanımlanır.  Amaç, çocukluk çağı boyunca süreklilik gösteren büyüme sürecinde ortaya çıkabilecek sapmaları erken dönemde saptamak, altta yatan önlenebilir veya tedavi edilebilir bir duruma müdahele edebilmektir.  Bunun için çocuklar ilk 6 ayda, ayda bir, 6 ay – 2 yaş arası 3 ayda bir, 3 – 6 yaş arası 6 ayda bir ve 6 yaştan büyüme tamamlanana kadar yılda bir büyüme ve gelişme yönünden değerlendirilmelidirler.  Ölçümler olarak tartı, boy, baş çevresi değerlendirilir.  Bu ölçümlere dayanarak  büyüme hızı değerlendirilir.  Çocuğun şişman veya aşırı zayıf olup olmadığını belirlemek için Vücut Kitle İndeksi (VKİ) [tartı (kg) / boy (m2)]  hesaplanabilir.  Boy kısalığı varsa vücut oranlarının değerlendirilmesi gerekir.  Bu amaçla oturma yüksekliğinin boya oranı veya baş pubis mesafesinin pubis ayak uzunluğuna  oranı ve kulaç uzunluğu değerlendirilir.  İncelenen çocuktan elde edilen ölçümler, sağlıklı çocuk gruplarının ölçümlerinden türetilmiş  standart büyüme eğrilerine işlenerek değerlendirilmelidirler.  Kız ve erkek çocuk için ayrı ayrı hazırlanan bu eğrilere persentil eğrisi denir.             

Büyümenin izlenmesinde mutlaka iyi eğitilmiş sağlık görevlilerinin olması gerekir.  Takvim yaşının hesaplanması, ölçümlerin doğru alınması, işaretlenmesi ve yorumlanması gibi birçok konuda eğitim gerektiği gibi görevlilerin ailelerle iyi iletişim kurarak kaygıları ve sorunları paylaşması ve bir sağlık danışmanı gibi davranması gerekir.  Ayrıca sorun saptadığında da uzmana sevk edebilmelidir.      

Gelişmenin Değerlendirilmesi

Gelişmenin değerlendirilmesinde kullanılan ölçütler aşağıda sıralanmıştır.

   1- Dişlerin Gelişmesi

   2- Kemiklerin Olgunlaşması

   3- Sinir – Kas Gelişmi

   4- Zeka Düzeyi ve Psikososyal Gelişme

   5- Cinsel Gelişme Düzeyi

Diş gelişimi, mineralizasyon, süt dişlerinin çıkması ve kalıcı dişlere değişmesi gibi bir sıra izler. İlk mineralizasyon intrauterin hayatta başlar ve olgunlaşmasını tamamlamış dişler doğumdan sonra belirli bir sıra ile dişetlerini delerek çıkar.  İlk diş 5 – 10 ay arasında çıkar, diş çıkımı bireysel farklılıklar gösterir, ama 16 aya kadar diş çıkımı olmamışsa gecikmiş olarak değerlendirilmelidir.  Süt dişlerinin kalıcı dişlerle değişimi 5-6 yaşlarında başlar.

Doğumdan sonra kıkırdak taslağı halinde olan bazı kemiklerin kemikleşmesi olgunlaşmayı gösterir.  Doğumda ön fontanel (bıngıldak) kıkırdak halindedir ve 3 – 18 ay içinde kemikleşir.  Bıngıldağın erken veya geç kemikleşip kapanması bazı hastalıkları düşündürmelidir.  Uzun kemikler intrauterin dönemde kemikleşmiştir ancak epifizler kıkırdak taslağı halindedir ve doğumdan sonra sırayla olgunlaşırlar.

Sinir-kas gelişimi ile zeka ve ruh gelişmesinin değerlendirilmesi de önemlidir.  Çocuklar belli yaşlarda belirli becerileri kazanırlar.  Bu becerilerin kazanılması için normal bir zeka yeteneğinin yanısıra, sinir-kas sisteminin sağlıklı olması, görme ve işitme yeteneklerinin de bulunması  gereklidir. 

Ergenliğin başlama yaşı ve temposu genetik veya etnik faktörlere bağlı olarak değişebilir. Genel olarak ergenliğin ilk klinik belirtileri kız çocuklarında 8 – 13 yaş arası, erkek çocuklarda ise 9 – 14 yaş arası ortaya çıkar.    Puberte Türk çocuklarında, kızlarda ortalama 9.8, erkeklerde ise 11.8 yaşlarında başlar. 

Kızlarda ergenliğin ilk belirtisi meme dokusunun gelişmesidir.  İlk meme gelişmesi tek taraflı olabilir ve aylar içinde diğer meme büyüyebilir.  4 yıl içinde meme areolası büyüyerek erişkin şekline gelir.  Meme gelişmesini izleyen 6 – 9 ay içinde özel bölgede kıllanma başlar ve yaklaşık 2.5 yıl içinde erişkin seviyeye ulaşır.  Koltuk altı kıllanma ortalama 10.8 yaşta başlar. Bazen kızlarda ilk kıllanma başlar, 6-9 ay içinde meme gelişir.  Meme gelişiminden ortalama 2 – 2.5 yıl sonra, Türk çocuklarında 12.2 yaş, adet başlar. Adetler ilk 2 yıl düzensiz olabilir.

Erkeklerde ilk belirti testis hacminin 4 ml ve üzerine çıkması veya uzunluğuna ölçümün 2.5 cm’in üzerine artmasıdır.  3 – 4 yıl içinde testis volümleri giderek artar ve erişkin değeri olan 20 – 25 ml’e ulaşır.  6 – 12 ay içinde pubik kıllanma ve peniste büyüme başlar.  Penis erişkin boyu olan  10 – 12 cm’e ulaşır.  Koltuk altı kıllanma 13.2 yaşında, yüz kıllanması 14.9 yaşında, larinks, krikotiroid kıkırdak ve laringeal kasların gelişmesi ile ses kalınlaşması 14.0 yaşında başlar.  Yüz kıllanması üst dudak köşeleri ve üst yanak bölgesinden başlayarak, alt dudak altına ve sonra çeneye yayılır.  Komedan ve akne oluşur.  Ortalama 13.3 yaşında sabah ilk idrar örneğinde sperm saptanabilir ve ilk bilinçli ejakulasyon 13.5 yaşında olur.

Prof. Dr. Rüveyde Bundak
Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı 

 

 Leave a Reply

(gerekli)

(gerekli)

Görüntülenme Sayısı:2.334
Close