Nis 282013
 

Çocukların düş gücünü geliştirmesi bakımdan masalların önemi tartışılmaz fakat masalların özellikle çocuklar için tehlikeli olanları da vardır. Çoğu masalın barındırdığı şiddet öğesinin biçimi ve nedeni, korku veren tip, olay ve durumların sunuluş biçimi, çocuğa göre olmayan anlatım özellikleri vs. gibi etkenler masal konusunda seçici olmamızı gerektiriyor. Küçük çocuklara okunacak masalların belli ölçütler ışığında titizlikle seçilmesi çocuğun ruh sağlığı açısından onemlidir.

Genelde, masallarda korku duygusunu yaratan; devler, cadılar, hayaletler, ejderhalar gibi figürler değil, bu figürlerin kullanılış amacı ve sunuluş biçimidir. Çok bilinen bir örnek olarak televizyonlarda oynayan “Sevimli Hayalet” tiplemesine baktığımızda, çocukların bu hayaletten bırakın korkmayı, tam tersine onunla özdeşleştiğini, ona acıyıp ondan yana olduklarını görürüz. Çünkü bu tiplemenin kullanımı, bir ahlâk ya da gelenek yasasını öğretmek için bir araç değildir. O bir dost, dahası, insanlar ondan korktuğu için yalnızlık çeken zavallı bir hayalettir.

Buna karşılık, içinde hayalet veya peri gibi hayalî yaratıklar bulunan geleneksel masallar çoğunlukla insanın iliklerini donduracak kadar ürkütücüdür. Örneğin, çoğumuzun hatırlayacağı, klasikleşen masallardan Küçük Deniz Kızı, Kırmızı Başlıklı Kız, Hansel ve Gretel, Cindereall gibi masalların orjinal halleri çocukların psikolojisini olumsuz yönde etkileyen unsurlarla doludur. Zaman içinde bu hikayeler, çocuklara yönelik yaratıcı yazarlar tarafından “yumuşatılarak”  küçük çocukların kaldırabileceği, mutlu sonlarla biten masallar haline dönüştürülmüştür.

Hatırlayacak olursak deniz kızı, sevdiği prens ile evlenebilmek için deniz büyücüsünden yardım alır ve iki şartla insana dönüşür. Birinci şart sesini kaybetmeli ikincisi ise prens deniz kızını sevmeli ve evlenmeli. Aksi takdirde deniz kızı bir deniz köpüğüne dönüşerek yok olacaktır. Deniz kızı konuşamadığı için duygularını prense açamaz. Prens de onu tanıştığı andan itibaren sadece bir kardeş gibi sever. Prens başka bir prenses ile evlenmeye karar verir. Kurtulması için deniz büyücüsü ona bir hançer verir ve prensi öldürmesini söyler. Deniz kızı bunu yapamaz ve kendisini denize atar, bir köpüğe dönüşerek yok olur (yani ölür). Sonra, Deniz Kızının yaratıcısı Hans Christian Andersen, daha yumuşak bir versiyon yazarak deniz kızının rüzgarın kızına dönüşerek cennete gitmek için beklemeye başladığını yazar. Mutsuz son ve ölüm her iki halde de deniz kızının peşini bırakmaz. Küçük çocuklarımızı korkutmamak ve şiddet içerikli ifadelerden olumsuz etkilenmelerini önlemek için mutlu son ile biten masallar anlatımlası daha yaralı olacaktır. Deniz kızı masalının mutlu son ile biten örneklerini de çokça bulmak mümkün.  Deniz kızı, kardeşlerinin yardımıyla, deniz büyücüsünden sesini kazanmak için gerekli olan iksiri alıp içerek sesini kazanır ve prens ile evlenir.

 

 

  One Response to “Masallar Titizlikle Seçilmeli”

  1. Faydali olacagina inaniyorum

 Leave a Reply

(gerekli)

(gerekli)

Görüntülenme Sayısı:16.731
Close