Şub 152017
 

Ruh Sağlılığımızı Nasıl Dengede Tutabiliriz?

aktiviteparki.com ve Uzm. Öztül Özerdem işbirliğinde halka yönelik sertifikalı eğitimlerimizin ilki 13 Mart 2017 Pazartesi günü Gazimağusa’da gerçekleşiyor. Psikoterapist, Eş ve Aile Terapisti, Psikolojik Danışman ve Kurumsal Koç olan Uzm. Öztül Özerdem Ruh Sağlığımızı nasıl dengede tutabiliriz? seminerini verecektir.

Bu seminerde kendinizi keşfetme ve yaşamınızın sorumluluğunu üzerinize alma yolculuğuna çıkmaya ne dersiniz?

Daha mutlu ve doyum verici bir yaşamı kucaklayıp, seçimlerinizi bilinçli bir farkındalıkla yapmaya, hem gelişme ve hem de çatışma potansiyelinizi keşfedip ruh sağlığınızı koruyup geliştirmeye hemen başlamak ister misiniz?

Eğitim sonunda sertifika verilecek olan ‘Ruh Sağlılığımızı Nasıl Dengede Tutabiliriz?’ seminerine katılım sınırlı olduğundan dolayı önceden kayıt yapılması gerekmektedir. Katılım ücreti 130 TL’dir.

İsminizi aşağıdaki iletişim yollarından biri ile bize bildirebilirsiniz.

Telefon: 0533 868 86 80
Messanger: facebook.com/aktiviteparki.com
email: bilgi@aktiviteparki.com 

Adres: Khora Kitap, Bandabulya yan sokağı, Kaleiçi, Gazimağusa 
Saat: 17:30 – 19:30

Uzm. Öztül Özerdem kimdir?

Facebook: Uzm. Öztül Özerdem

Tem 222016
 

cocuk_iletisimBireyler olarak yaşam boyu bir eğitim süreci içerisindeyiz. Her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz aslında. Bu öğrendiklerimizle duygu ve düşüncelerimiz,  davranışlarımız ve ilişkilerimiz şekilleniyor. Kontrol aslında bizde.

Çocukluk döneminde başlıyor eğitim sürecimiz. İki – üç yaşlarında başlıyor kurallarla ve davranış modelleri ile tanışmamız. Eller yıkanmadan yemek yemiyoruz, yatarken pijamalarımızı giyiyoruz, vb. davranış biçimleri giriyor hayatımıza. Çocuk için eğitim ilk önce ailede başlıyor. Bu yüzden aile bireylerinin tutum ve davranışları çok ama çok önemli. Hepimiz biliyoruz ki okul öncesi dönem bir çocuğun en hızlı ve en kolay öğrendiği dönem diye. Öğrenmek için de tabii ki en sık gördüğü aile bireylerini örnek alıyor. Anne, baba, kardeş arasındaki iletişim ve davranış modellerini taklit ederek öğreniyor çocuk. Kullandığınız kelimeleri çocuğun ağzından duyunca bazen bir garip hissederiz. Aslında biz o kelimeyi söylerken çok rahatızdır.

Her anne baba çocuğunu iyi şartlarda yetiştirmeye özen gösterir. Sıcak ve rahat bir yuva kurmak için uğraşır. Alınan kıyafet, ayakkabı, oyuncak, gibi maddi şeyler yeterli değil ama. Çocuk ile kurulan kaliteli iletişim çok önemli. Bu iletişimi kurmak için aile bireylerinin bir küçük çocukla nasıl iletişim kurması gerektiğini bilmesi gerekir.  Bunun için de okuyarak, sorarak, izleyerek ilk önce aile bireylerinin eğitilmesi gerekiyor ki onları örnek alacak olan küçük bireyler eğitilsin.cocuk_ve_iletisim

Çocukların yönetimi çocuklar büyüdükçe zorlaşır. İstekleri artar. Günümüzün çocukları da cevap vermek veya isteklerini yaptırmak konusunda çok yetenekliler. Bu durumda aile büyüklerinin inatlaşmadan, kızmadan veya çocuğa karşı fiziksel şiddet kullanmadan orta yol bulma konusunda çok yaratıcı olmaları gerekmektedir. Yaratıcı ve sabırlı olmak için ise bilmek gerekmektedir. Örneğin her yaşa göre çocukların davranış modelleri konusunda önceden farkındalığımız olursa çocuklarımızda gözlemlediğimiz davranışların sebebini bilerek davranışlarımızı ayarlayabilir ve sorunu sevgi-saygı çerçevesinde büyümeden çözebiliriz.

Çocuk büyütmek kolay değil. Çok farklı çocuk tipleri ile karşılaşabiliyoruz. Uysalı var inatçısı var. Söz dinleyeni var, dinlemeyeni var. Çocuklarımıza büyüklerine karşı itaati öğretirken de çok dikkat etmeliyiz. Onların ayrı bir birey olduklarını sadece yaşlarının küçük olduğunu fakat farklı istekleri olabileceğini ve kendilerini yeterince ifade edemediklerini her zaman aklımızda bulundurmalıyız. Sorunları cezalandırarak değil onlara sarılarak sevgimizi göstererek çözmeliyiz. Belki konuya her iki tarafın da biraz düşünmesine izin verecek şekilde  ara vererek. Onların  isteklerine ve fikirlerine karşı saygı ve değer verdiğinizi göstermeniz halinde uzlaşma daha kolay olacaktır. Beş dakika sonraki çocuk çok farklı olabilmektedir. Yeter ki kararı onlara bırakın.

aile_genc_iletisimiEğitimin ilk şartı çocuklarımızla doğru iletişim kurabilmeyi bilmektir. İletişim birbirini anlamayı gerektirir. Empatiyi bilmeyi gerektirir. Her iki tarafında hakları olduğunu bilmeyi gerektirir. Çocukların da hakları vardır. Çocuklar büyüklerin malı kesinlikle değil sadece kendi başlarına yetecek yaşa gelene kadar bizlerin korumasında olan ve bizlere sevgiyi hissettiren varlıklar. Çocuklar bizlerin elinde şekilleniyor. Büyüdüklerinde onları bekleyen hayata iyi hazırlanmaları için duygusal olarak sağlam çocuklar yetiştirmeye özen gösterelim. Sorunların nasıl çözülmesi gerektiği ile ilgili bilgi sahibi olalım ve yol gösterelim. Bizlerin görevi çocuklarımıza iyi bir rehber olmak. Siz fikrinizi söyleyin, sonuçlarına katlanacak şekilde, düşünüp karar verme işini ise onlara bırakın.

Kutlay M. Halkseven
Bir Anne

01.05.2014

Eki 052015
 

cocuk-ve-televizyonÖğrenmişizdir, televizyonun okul öncesi yaştaki çocuğa kontrollü bir biçimde sınırlı saatte (ör.günde en fazla 2 saat) ve mümkünse bir ebeveyn eşliğinde aktif olarak (ör:soru sorarak, konuşarak) izletilmesi gerektiğini. Ama her zaman yanında olamıyoruz çocuğumuzun, öyle değil mi? Özellikle yapılması gereken ev işi veya diğer sorumluluklar karşısında ‘hade çocuğum sen git biraz televizyon izle’ diyen de yine o bilinçli anneler olabiliyor. Bazı anneler ise televizyonun yararlarını saymakla bitiremiyor. ‘Bir kere çocuğum televizyon açık olmadan yemek yemiyor!’. Ben bu durumda olan anneler için üzülüyorum. Televizyon onları maalesef esir almış. Ama kurtulabilirsiniz!!!

Çalışan bir anneyim. Çocuklarıma çalıştığım zamanlarda bakıcım bakıyor, haftasonu ise bakıcımız yok. Bakıcımda televizyonun sınırlı kullanılması konusunda olabildiğince tembihli. Bir Cumartesi sabahı 2.5 yaşındaki oğlum kalkar kalkmaz televizyona yöneldi. ‘Pepee’ veya ‘Calliou’ varsa izlemesine izin veriyorum. Bunlar eğitici çizgi filmler. Zaten kahvaltıyı da hazırlamam lazım. Biraz oyuncak_hayvanlaroyalansın! Kahvaltı hazır, televizyon bağrış, çağrış kapandı. Kahvaltı yendi. Hoop yine televizyona. ‘Oğlum senin oynayacak başka oyuncağın yok mu?’. Başladım oyuncakları saymaya. Legolarınla oyna, resim yap, basket at, şu oyuncağınla oyna, vs. Aldığım tek cevap ‘IIııııı, hayıırrr, çığlıklar ve televizyonu aççççç’. Aslında burda doğru olan, tüm mutfağın işini birakıp hade beraber lego oynayalım, resim yapalım, vs. demek. Tamam arada bunu da yapıyorum da, şimdi bulaşık teknesinde yığılı dün geceden kalan tencerelerin de yıkanması gerekiyor küçük kızım uyanmadan. Anne yine burda yaratıcı olmak zorunda. Kesinlikle taviz vermemeliyim. Ve aklıma geçen hafta bir naylon poşete toplayıp ortadan kaldırdığım oyuncak hayvanlar geldi. ‘Anneciğim oyuncak hayvanlarınla oynamak istermisin. Hani nerde onlar. Bak fil, aslan, goril. Hadi bir çiftlik kur.’ Oğlumun gözleri parladı. Televizyon unutuldu ve oyun başladı. Tabi ben de kendimi, kocaman bir aferin ile ödüllendirdim. ‘Aferin sana Anne. Başardın’.

oyuncak-toplamaÇocuklarımıza gerek biz gerekse etrafımızdan bir sürü oyuncak geliyor. Dolayısiyle annelik görevlerimize bir de oyuncak yönetimi ekleniyor. Oyuncakların toplanması için oyuncak kutuları, oyuncak çekmeceleri başlıyor devreye girmeye. Oyuncaklar günboyu ortaya saçılıyor. Legolar, tahta küpler, yapbozlar, şekil yerleştirme, vb. bir sürü oyuncak. Sakın ola ortalık hızlıca toplacak diye hepsi bir yere konsun. Bizim evde bir ara böyleydi. Legoların çantası yırtılmış, dağılmış bir vaziyette çekmecede, yap bozlar aynı yerde. Şekiller aynı yerde. Yok bu böyle olmaz. Bakıcı yine eğitildi. Tüm oyuncaklar ayrı ayrı kutulara, çantalara kondu ve artık düzenli bir şekilde saklandı. Evdeki en önemli işlerimden biri bir oyun bittikten sonra diğer oyuna geçilmeden önceki oyun toplanarak kaldırıldı ve yerine kondu. Bu toplama işinde çocuklarda bana yavaş yavaş yardım ettiler. Beni göre göre onlarda oyuncaklarını şimdi daha iyi topluyorlar ve yerlerine kaldırıyorlar. Onların bu hallerini görmek beni çok mutlu ediyor. Oyuncakların toplu durması aynı zamanda bazı oyuncakların saklanıp tekrar ortaya çıkarılmasına da yardımcı oluyor. İnanın bir süre oynanmayan oyuncak yeni alınmış oyuncak etkisi yaratıyor ve çocuğunuzun daha kolay oyalanmasını sağlıyor.
Çocuklarınızla verimli ve güzel vakit geçirmeniz dileğiyle…

Tecrübelerinizi bizimle paylaşın…..

Kutlay M. Halkseven
Bir Anne

06.10.2015
01.07.2014

Close