Haz 012015
 

Çocukların 0-6 yaş dönemini kapsayan ve zihinsel, sosyal, duygusal, psikomotor, dil ve özbakım becerilerini destekleyen eğitimin çok önemli bir dönemi kapsamaktadır ve  “Bu dönemde iyi bir okul öncesi öğretmenine sahip olmak, becerilerin kazanılmasına büyük oranda katkı sağlamaktadır.

0-6 yaş en kritik dönem

“Okul öncesi eğitim 0-6 yaş dönemini kapsayan ve çocukların zihinsel, sosyal, duygusal, psikomotor, dil ve özbakım becerilerini destekleyen kritik bir dönemi kapsamaktadır. Çocukların 3 yaşından sonra okul öncesi eğitime başlamaları önemlidir. Nedeni ise ilk sosyal çevreleri olan ailelerinden farklı olarak akranları ile okul öncesi eğitim kurumlarında bir araya gelmeleridir. Zira çocuklar bu dönemde yetişkinlerden öğrendikleri gibi akranlarından da bir takım sosyal beceriler öğrenmektedirler. Okul öncesi eğitim kurumlarında belli rutinleri takip ederek ellerini yıkama, sıraya girme gibi özbakım becerileri; paylaşma, yardımlaşma, sırasını bekleme gibi sosyal beceriler kazanırlar.”lego oyuncak

İlk becerilerin kazanıldığı yaş aralığı

İlkokula hazırlık amacıyla yapılan hamur yoğurma, kesme-yapıştırma, ipe boncuk dizme gibi çalışmalarla küçük kas becerilerinin geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Çocuklar ilkokula başladıklarında kalem tutma becerisini kazanmış olurlar. Bir takım sıralama, örüntü oluşturma ve gruplama gibi aktivitilerle temel matematik becerileri kazanırlar ve gerek arkadaşlarından gerekse öğretmenlerinin okudukları cocuk-kitapkitaplardan da yeni kelimeler öğrenerek dil hazinelerine katkıda bulunurlar. Bu dönemde iyi bir okul öncesi öğretmenine sahip olmak da bu becerilerin kazanılmasına büyük oranda katkı sağlar. Okul öncesi eğitimin uzman kişilerce açılması ve bu alanda uzman öğretmenlerin yeralması gerekmektedir. Uzman kişilerce açılan kurumların sürekli kendilerini geliştirmeleri ve aileleri de eğitim sürecine katan aktivitelerde bulunmaları oldukça sevindirici gelişmelerdir. Çünkü çocukları bu kurumlarda ailelerinden ayrı düşünemeyiz. Onların aldıkları eğitimi aile ortamında da pekiştirmeleri gerekmektedir. Bu da ancak aileleri de okul etkinliklerine katarak ve eğiterek mümkündür. Ülkemizde bu tür etkinliklerin artması oldukça sevindirici bir gelişmedir. Fakat eğitim kalitesi düşük okullarımız da ne yazık ki bulunmaktadır. Onların da denetimlerle düzeleceğine inanmaktayız. Bu konuda eğitim otoritelerine ciddi görevler düştüğüne inanmaktayım. Biz akademisyenler de bu konuda devletimizle eşgüdümlü çalışmaya hazırız.

Nitelikli öğretmen, nitelikli eğitim

oyun hamurlarıOkul öncesi dönemde alınan eğitim çocukların tüm yaşamlarını etkilemektedir. Bu dönemde kazanılmayan sosyal becerilerin ne yazık ki yaşamın ilerleyen dönemlerinde kazanılması oldukça güçtür. Örneğin paylaşma gibi bir beceri okul öncesi dönemde kazanılmazsa ve çocuk bunun önemini anlayamazsa, yaşamının ilerleyen zamanlarında da paylaşmayacak ve sosyal sorunlar yaşayabilecektir. Paylaşmayan, yardımlaşmayan veya empati geliştirmeyen çocuklar bu dönemde akranları tarafından reddedilme riski yüksek çocuklardır. Ne yazık ki sosyal ret yaşayan çocuklar yaşamlarının ilerleyen yıllarında da ret görebilmektedirler. Nitelikli bir okul öncesi öğretmeni çocukların eksik yanlarını görerek geliştirmeye çalışan ve onları tüm yönleri ile destekleyen bir yapıya sahiptir. Öte yandan bu işin eğitimini almamış niteliksiz kişiler çocuklara yanlış şekilde davranıp onların özgüvenlerini kırabilir ve gelişmeleri için gerekli olan girişimciliklerini engelleyebilir. Böylelikle çocuklarda derin ve kalıcı yaralar açabilirler.

Yrd. Doç. Dr. Azize Ummanel
GAÜ Okul Öncesi Öğretmenliği Bölüm Başkanı

Haziran 2015

 Leave a Reply

(gerekli)

(gerekli)

Görüntülenme Sayısı:9.693
Close