Ara 062016
 
esra-enin

Uzm. Esra Enin Psikolojik Danışman

Yaşam iyisiyle, kötüsüyle, neşesiyle, kederiyle uzun bir yol. Hayatın güzellikleri ve iyi yanlarıyla baş etmekte sıkıntı yokta, zor durumlarla nasıl baş edebileceğimiz konusunda tereddütler yaşıyoruz zaman zaman. Ölüm hayatın doğal ve ayrılmaz bir parçası, buna rağmen baş etmesi zor ve acı veren bir olay.  Geçtiğimiz hafta ülkemizde gerçekleşen ve gencecik canlara mal olan kaza haberinden sonra bu yazıyı yazmaya karar verdim . Ölüm olgusu çocuklara nasıl açıklanmalıdır?

Öncelikle ölüm olayı gerçekleştiği zaman bu çocuktan saklanmamalıdır. Olay çocuğa sevdiği ve güvendiği biri tarafından sakin bir ortamda açıklanmalı ve tepkilerini yaşamasına izin verilmelidir.

Ölümden sonra üzülmenin, ağlamanın normal olduğunu, bazı insanların bu tür tepkiler verirken, bazılarının içine kapandıkları ama bunun üzgün olmadıkları anlamına gelmediğini açıklayabilir ve duygularını istediği gibi yaşayacağını ifade edebilirsiniz.

olum-cocuklara-nasil-anlatilmali

Kötü haber çocuğa açıklanmadan önce hissettiklerinizi ifade eden bir giriş yapmanız iyi olacaktır. Örneğin direkt olarak çocuğa ‘dayın/amcan öldü’ demek yerine.  ‘Hepimizi çok üzen ve elimizde olmayan bir olay oldu. Dayın öldü/artık yaşamıyor. ’ gibi yaşına uygun tasvirler  ile açıklanabilir. 

Okul öncesi çağında olan bir çocuk için ölüm kelimesi çok anlaşılır olmayacağından, artık yaşamıyor diye tasvir edilebilir. İnsanların yaşarken yanımızda olduğunu, gördüğünü, işittiğini, hissettiğini ancak ölen birinin bunları artık yapamayacağını söyleyebilirsiniz. Bu yaş grubundaki çocuklar için hayvanlar üzerinden örnek vermek, anlamaları için faydalı olacaktır.

Çocuğa olayı anlatırken, detay vermekten kaçının ve yuvarlak cümleler kurmayın. Ölümü ifade ederken gitti, uyuyor gibi ifadeler çocukta ölen kişinin geri geleceğine ilişkin beklenti oluşturacağı için kullanılmamalıdır. Ayrıca bu tür bir ifade çocuğu uykudan korkutabilir ve uyuyan insanların ölebileceğine ilişkin yanlış bir düşünce oluşturmasına sebep olabilir. Hayatta herkesin bir yaşam süresi olduğunu ve bu süre dolduğunda öldüğünü söyleyebilirsiniz.

 Çocuğun yanında hiçbir şey yokmuş gibi davranmak da, aşırı feryat figan edip kendini yerlere atmakta yanlıştır. Çocuğa gerekli açıklama yapıldıktan sonra konuyla ilgili konuşması için baskı yapılmamalıdır, ancak çocuğun sorduğu sorulara cevap vermeli ve konuşmak istediğinde ret etmemelisiniz.

 Çocuğu korumak için ortamdan uzaklaştırmanın, başka bir yere yollamanın doğru olduğu düşünülse de aslında bu biraz duruma ve yaş grubuna göre hareket edilmesi gereken bir karardır. Okul öncesi dönemde olan çocukları cenazeye götürmemek daha uygundur. olum_ve_cocuk

Çocuğunuza ileriki günlerde neler olacağı, sizi nelerin beklediği (cenaze, mevlit olayları eve misafirler geleceği vs.)  ve neler yaşanacağı gibi konularda bilgi vermeniz faydalı olacaktır.  Çocuğa bu olayları açıkladıktan sonra sizin de orda olacağınızı, kendisinin cenaze törenine katılmak isteyip, istemediğini sorun ve eğer istemiyorsa zorla o ortamlara sokmayın. Bu kültürel ritüellere katılmak, eve gelen eş dost akrabalardan gelen destek, çocuğun olayı somutlaştırmasına ve kabullenmesine yardımcı olur.  Ancak beklenmedik, ani ve genç bir kayıpta cenaze törenleri daha acılı geçeceğinden, çocuk küçük ise cenazeye götürülmemesi daha iyi olacaktır.

Cenaze ve mevlit gibi olaylar gerçekleşirken açıklama yaptığınız halde, çocuğunuz neler olduğu ile ilgili size yeniden sorular sorarsa, sakince ve anlayabileceği şekilde açıklama yapmalısınız. Sizin de bilmediğiniz sorular soruyorsa, yuvarlak cevaplar vermek yerine bunu bilmediğinizi söylemenizde bir sakınca yoktur. Bu günlerin geçeceği ve hayatınızın yeniden eski düzenine döneceğini, hayatın normal akışının devam edeceğini de söyleyin ve yanında olduğunuzu hissettirin.

Yaşlara Göre Ölümü Anlamak

3 yaşından küçük çocuklarda, ölüm kavramı oluşmadığından bu durumu kavramaları beklenmemelidir. Ancak ölen kişi anne veya baba ise bakım verenin yokluğunu farkında olurlar.

3-6 yaş grubundaki çocuklar için ölen kişinin yokluğunu hissettikleri zaman acıdan daha ziyade sesini, kokusunu, kişiyi özleme duyguları gösterebilirler. Bu yaş grubunda ölüm geçici, geri dönülebilir ve nihai olmayan bir durum olarak görülür.

 6-9 yaş grubundaki çocuklar ise ölümü kendi suçu olarak görebilir ve ölümü bir cezalandırılma gibi algılayabilirler. Ölümün yaşamın sona ermesi olduğunu kavramaları çocuklarda bir anda gelişmez, bu gelişim kademeli olarak gelişir ve 7 yaşlarında ölümün kaçınılmaz ve herkesin başına gelebilecek bir şey olduğunu kavranmaya başlanmıştır.

9 – 12 yaş arasındaki evrede ölümün bilişsel olarak farkına varılmış ve bunun bir son olduğu algılanmıştır.

Esra Enin
Uzman Psikolojik Danışman & Aile Danışmanı

Psikolojik Danışmanlık ve Aile Danışmanlık Merkezi
Elite Life Apartmanı, Daire 10, Kat 3
Mustafa Kemal Bulvarı
Gazimağusa
(Eski Kaliland Karşısı)

İletişim: 0533 885 70 85

 Leave a Reply

(gerekli)

(gerekli)

Görüntülenme Sayısı:2.695
Close